Daha Az Tüketmek İçin Ne Yapmalıyız?

Bursa Sancak - Tüketim çılgınlığına 'dur' de!


Tüketim Çılgınlığı

Hepimiz duymuşuzdur, “Tüketim çağındayız.” Cümlesini. Hiç üzerine düşündünüz mü peki? Nedir bu tüketim çağı, kim buna neden böyle deme gereği duymuş? Ya da biz neden sürekli ürettiğimiz toplumdan sürekli tükettiğimiz bir topluma geçiş yaptık? Hepsiniz inceleyeceğiz ancak önce tüketim neymiş onu öğrenelim.


Tüketim Nedir?

Tüketim, genel olarak “Mal ve hizmetlerden ihtiyaçlar doğrultusunda faydalanma faaliyeti.” Olarak adlandırılabilir. Peki gerçekten öyle mi? Yani biz mal ve hizmetlerden “ihtiyaçlarımız” doğrultusunda mı faydalanıyoruz? Sanmıyorum. Mesela aldığınız altmışıncı pantolon hangimiz için bir ihtiyaç olabilir? Ya da kalabalık bir aile olmadığımız halde aldığımız o 4. Yemek takımı? O topuklu botun 3 rengini de almasanız ne kaybedersiniz mesela? Bugün diyorum ki bunu araştıralım. Neden bu kadar çok tüketiyoruz? Daha az tüketmek için neler yapmalıyız? Ele alalım.

 

Neden bu kadar çok tüketiyoruz?

 

1. Marka Merakı

 

Çok sevdiğim bir görsel vardır. Aynı beyaz tişörtün bir düz bir de amblemsiz fiyatı müşterilere sunulur hem de on katı farkla. Mantık olarak insanlar neden aynı tişörte on katı para versin, gider daha hesaplı olanını alırlar diyoruz değil mi? Öyle değil işte. Herkes gidip, inatla o amblem olanı alır. Neden? Çünkü marka. Marka, sanırım bulunduğumuz yüzyılın bize sunduğu en büyük para tuzağıdır. Tamam, gerçekten daha kaliteli ürünler üreten firmalar var mıdır, vardır. Ancak hepsi mi gerçekten? Ya da bu kalite farkının maddi izdüşümü bu kadar mı? Tartışılır.

 

2. Moda!

 

Moda, insanları tüketime sevk eden en önemli unsurdur. Hiç fark ettiniz mi bir sene giydiğiniz şey, modada diğer sene demode oluyor. Neden? Daha fazla tüketip modaya yön veren markaları besleyebilmeniz için. Yani bir şey eğer gerçekten güzelse, üzerinizde hoş duruyor ve size yakışıyorsa onu neden istediğiniz kadar giyemeyesiniz ki? Buna sizin dışınızda kim karar verebilir? Hem be “Moda, insanın kendine yakışanı giymesidir.” Klişesine gerçekten katılıyorum. Kıyafetlerin ömrü, sizin onları kullandığınız kadardır, unutmayın.”

 

3. Gösteriş Merakı!
 

Bizim toplumumuzda şey de vardır mesela, “Ayşe şu ayakkabıdan almış, benim daha iyisini almam lazım ki altta kalmayayım.” Öyle bir şey yok yahu neden altta kalasınız J Siz her zaman kendinize yönelik hareket edin, kendinize yönelik düşünün. Yani sizin yönünüz kendinize dönük olsun.

 

4. Özel Günler

 

Aslında kısmen desteklediğim, kısmen de zararlı bulduğum bir olgu bu. Neden mi? İnsanların birbirlerini bu günlerde anıp, sevgi göstermesi her şeyden önce hatırlayacak kadar önemsemesi oldukça güzel bir durum. Bunun maddiyatla ölçülüp bizi tüketim toplumu haline getirmesi ise bir o kadar zararlı ve sakıncalı.

 

Şunu söylemek istiyorum, yukarıdakilerin hepsi bir araştırma sonu ortaya çıkmış bulgulardır. Her şey kişinin kendi kişisel tercihidir. Marka giyinmeyi gösteriş için değil de sırf daha kaliteli olduğu için tercih edenler de vardır, modayı kendini daha iyi hissetmek için takip eden de. Önemli olan sizin kendinizi nasıl iyi hissettiğinizdir, bana düşen ise doğru bilinen yanlışları göz önüne sermek.

 

Ancak şunu söylemeden de geçmek istemiyorum; kişinin kalitesi, giydiği ayakkabının markası ile ölçülemez. Kişinin iç güzelliği de giydiği kıyafetlerin modaya uygun ve güzel görünmesi ile. Bahsettiğim şey de tam olarak bu. Yukarıdakilerin hepsini yapıyor olabilirsiniz. Modaya uygun giyinmek, markalı kıyafetler, renk renk ayakkabılar falan. Önemli olan bunları yapıp yapmadığınız değil, yaparkenki amacınızın ne olduğu. Yani eğer siz o ayakkabıyı sırf çok sevdiğiniz için alıyorsanız, tabii ki alın buna kimse bir şey diyemez zaten. Sadece başkaları ile yarışmak, başkalarının sizin hakkınızda konuştuklarını yönlendirmek için kendinizi değiştirmeyin. Ne olursanız olun, kendiniz gibi olun J

 

Yorum Yap

Daha yeni Daha eski